Diş Hekimliğinde Amelogenin
Posted on: 5 Ekim 2019, by : duzcedentBir mine matriks türevi olan Emdogain (EMD), dişi destekleyen dokuların rejenerasyonunda klinik olarak kullanılan bir materyaldir.

Amelogenin içerikli emdogainin endodontide, periodontolojide, implantolojide ve travmatolojide kemik ve yara iyileşmesi ve vital pulpa tedavilerinde kullanılarak doku rejenerasyonlarında alternatif bir uygulama metodu olduğu görülmüştür.

Cerrahi sonrası daha az şişme ve ağrı
Emdogain® özel doğal proteinler içeren bir jeldir. Cerrahi sırasında uygulandığında, Emdogain® yara iyileşmesi için temel biyolojik süreçler ve hücreleri uyarır. Emdogain® ağız cerrahi prosedürlerinde ağrı ve şişme oranını azaltır.
Mine matriks proteinlerinin EMD formu, periodontal rejenerasyon terapilerinde standart olarak kullanılmaktadır. EMD’nin endodontide, kemik rejenerasyonunda, implantolojide, travmatolojide ve yara tedavilerinde alternatif bir uygulama olacağı görülmektedir.
EMD, yüzey detoksifikasyonu, demineralizasyonu ve kollajen liflerin açığa çıkması ve biyouyumlu bir yüzey oluşturulmasını sağlamaktadır. EMD, alkalin fosfataz aktivitesini ve osteoblastlardaki kemik matriks proteinlerinin salınımını arttırmaktadır. Amelogeninler mezenşimal hücreleri stimüle ederek iyileşme, büyüme ve rejenerasyon için gerekli olan faktörlerin açığa çıkmalarını sağlamaktadır.
EMD’nin kemik gelişimi üzerindeki etkisi


EMD’nin içeriğindeki BMP(Bone morphogenetic protein) derivesi, bağ dokusundan ortama gelen farklılaşmamış mezenşimal hücrelerin osteoblastlara dönüşümünü sağlar. Bu aktivite, BMP’leri kemiğin rejenerasyonu için açık bir aday yapar. TGF-β (Transforming growth factor beta), IGF (Insulin-like growth factor) ve FGF (Fibroblast growth factor) kemik içinde mevcut olan farklılaşmamış mezenşimal hücrelere etki göstererek osteoblastların bölünmesini indüklerler. Bu bağlamda ektrasellüler matriks proteinlerinin salınımını artırırlar.
Implantolojide amelogeninler
Büyüme faktörleri ve diğer biyolojik mediatörler, implant yüzeyinde mineralizasyon ve kemik büyümesinin uyarılması için araştırılmıştır. Amelogenin, peri-implant kemik yapımının uyarılmasında önemli role sahip adaylardandır. Ratların femurları üzerinde yapılan çalışmada ise EMD uygulanarak implantın osseointegrasyonun gelişimi izlenmektedir. EMD uygulanmasının, implantasyondan sonra 14. ve 30. günlerde trabeküler kemik hacmini belirgin bir şekilde arttırdığı görülmüştür.
Periodontal problemli dişlerde EMD
Periodontal problemli dişlerin replantasyonunda EMD Replantasyon, avülsiyon ya da dişin kasti olarak çekimini takiben ilgili dişin ağız dışında endodontik tedavisi yapılarak ya da yapılmadan sokete geri yerleştirilmesi işlemidir. Endikasyonları çeşitli ve uygulanması çok eski dönemlere dayanan bir tedavi şeklidir. Bununla beraber periodontal problemli dişlerde bu tedavi şeklinin kullanılması uzun yıllar kontrendike kabul edilmiştir.
Travmatolojide EMD
Travmaya bağlı diş avülsiyonu pulpa, periodontal ligament, sement tabakası ve alveolar kemiği etkileyen, pulpal ve periodontal komplikasyonları beraberinde getiren kompleks bir yaralanmadır. Avülse olan dişte kırık ya da hasar oluşmamış ve hemen replante edilebilmişse uzun dönem prognoz genellikle iyidir.
Vital pulpa tedavilerinde EMD
Vital pulpa tedavilerinde, pulpa perforasyonlarına maruz kalan pulpa yaralanmalarının reversibl olarak tedavi edilmeleri amaçlanmaktadır. 18 Koruyucu tabaka uygulamaları pulpayı ilave zararlardan koruyabilmektedir bu sebeple yara iyileşmesi ve onarımı kolaylaşmaktadır.
EMD, kalsiyum hidroksit ile benzer şekilde etki etmekte hatta kalsiyum hidroksitten daha etkili olduğu saptanmıştır. Bütün bu sonuçlardan sonra EMD’nin kalsiyum hidroksit gibi kliniklerde vital pulpa tedavilerinde kullanılabileceği saptanmıştır.
KAYNAK
1-Neslihan Büşra Özerol,* Nasibe Aycan Yılmaz, Emre Bodrumlu. Derleme Diş hekimliğinde Emdogain Acta Odontol Turc 2014;31(1):43-8.
2-https://portalplural.com.br/recessao-gengival-o-que-e-e-como-tratar/
